bursa escort bayan görükle escort anadolu yakası escort bayan bursa escort escort bayan bursa bursa bayan escort bayan escort elit escort bursa escort bayanlar bursa escort kızlar alanya escort bayan antalya escort eskişehir escort mersin escort alanya escort bayan bodrum escort bayan havalimanı transfer

Altıparmak Escort Bayan Eskort Bayan Escort Bursa Bayan Escort Bursa Escort Bursa Escort Bayan Escort Bayan Escort Bursa Eve Gelen Escort Gemlik Escort Görükle Escort İnegöl Escort Karacabey Escort Kumla Escort Masöz Escort Mudanya Escort Nilüfer Escort Osmangazi Escort Otele Gelen Escort Rus Escort Sınırsız Escort Travesti Escort Ukraynalı Bayan Escort Yıldırım Escort
Bugun...


Servet ARSLANER


facebook-paylas







SONUCU DOĞURAN SEBEPLERİ GÖZDEN KAÇIRARAK SADECE SONUÇLARI KONUŞMA YANLIŞIMIZ
Tarih: 18-06-2021 01:56:00 Güncelleme: 18-06-2021 01:56:00


Cemiyetler, çoğu zaman balık hafızalıdır. Geçmişte olup bitenleri, sosyolojik travmaların yaptığı tsunamilerini ve tüm bunların meydana getirdiği sonuçları unuturlar. Veya sebep ve sonuç ile ilişki kuramazlar ya da sebep sonuç ilişkisini hesaba katmaksızın sadece sonuca odaklanır ve hükümlerini çıplak gözle gördükleri bu sonuçlara göre verirler. Olup bitenler, sebep sonuç ilişkisine bağlı olarak meydana gelir ve bu olayların neticeleri ülkenin gündemine oturur. Olayı doğuran sebepler iyi tahlil edilmez ise, sadece sonuçlar tartışılır ve neticeye bakarak olaylar hakkında hükümler verirler. Bu da; aynen bir hastalığın yanlış teşhisi sonucu yanlış ilaç ya da yanlış müdahaleyi doğurur ki, bu hatanın sonucu, hastayı kaybetmeye kadar varabilir. Olaylar, yap-boz (pazıl) gibidir. Birbiri ile ilişkilendirilerek, parçalar yerine oturtularak çözülmediği sürece gerçek resmi görmenin mümkün olmadığı için olayları parçalarıyla değerlendirerek; neticeye varmak ve sonuca ulaşmak mümkün olmaz. Ulaştığını sananlar yanılır.

Büyük resim veya aynanın arkası ya da dağın öbür yüzünü görmek için olayları birbiriyle sağlam ve sağlıklı bir şekilde irtibatlandırmamız gerekir. Böylece, ne ile, kim ile muhatap olduğumuzu, hedefimizin ne olduğunu, nihai hedefin tespiti ile hedefe taktik yaklaşımın neler olabileceğini çözmemiz ve buna göre pozisyon almamız îcap eder. Bugün ülkemizde yaşanan ve gündemimizden hiç çıkmayan hususlar, işte bu sebeplerini sorgulamadan sadece sonuçlarını konuştuğumuz, üstelikte yana yakıla, ağlaya sızlaya, beddua ederek ve lânet okuyarak konuştuğumuz hususlardır. İşbu hususu ; felsefe ve mantık tarihi boyunca Eski Yunan'dan bizim GazâlÎ'ye, oradan da Cemil Meriç'imize kadar dile getirilmiş kavram ve kelimelerle izaha kalksak ne zamanımız ve ne de mekânımız kâfî gelir. Lâkin bendeniz, çok sık karşılaştığımız ve ülkemizin gündemini sürekli işgal eden olaylar üzerinden sebepler ve sonuçlarını dile getirerek sadece üç (3) örnek ile izaha çalışacağım : BORÇ ÖDEMEDEKİ AHLÂKÎ ÇÜRÜMEMİZ : Ülkemizdeki her gün gündemden düşmeyen borç-alacak anlaşmazlığından ve borcunun üstüne yatma kaba kurnazlığından dolayı cinayetler, hacizler, iflaslar sonucu dağılan yuvalar, sayısız intiharlar "gırla" gitmektedir. Bu durum tarih boyunca böyle miydi ? Hayır ve aslâ ! Fakat bugün biz sadece sonucu konuşuyoruz. Bu çürümenin nereden yola çıktığını kısaca arz edeyim : 1977 Yılı Aralık ayıydı. Fakülte 1.Sınıf öğrencisiydim. Okulumuzun kafeteryasında oturduğum masada Cumhuriyet gazetesi vardı. Gazeteye göz gezdirirken, "40 YIL ÖNCE BUGÜN" adlı köşesindeki bir haber ilgimi çekti. Şöyle diyordu : " EVİNE İCRA' HEYETİ GELEN ESNAF, İNTİHAR ETTİ.." Şimdi kısa bir tefekkür yapalım. Cemiyetimiz, bugünki arsız, yüzsüz, saygısız, umursuz ve pervasız hâle nasıl ve niye geldi ? İnsanları bu hâle zaman getirmez !!! "Faiz affı", "Yeniden Yapılandırma" adıyla az önceki sıfat sahiplerini ödüllendirir, dürüst yurttaşı da cezalandırırsanız ve kifâyetsiz yaptırımlarda da ısrar ederseniz "HÂL" de bu hâle gelir. KADIN CİNAYETLERİ ve BOŞANMALAR NİYE BU KADAR ÇOĞALDI ? Avrupalı bir Şarkiyatçı diyor ki: " Dünya, Osmanlı Devleti kadar, resmî evrakını düzenli olarak arşivleyen bir devlet daha görmedi..." Bu kadar sağlam kayıtları olan devletin kayıtları diyor ki : " 600 yıl boyunca sadece 11 adet boşanma vakıası vâkî bulmuştur.." Hem de peş peşe üç (3 ) defa " Boş ol !." demekle boşanmanın mümkün olduğu bir 600 yıldan bahsediyoruz. Bugünki hâli sorgulama kolaycılığı yerine, bizi bugünki bu habis çukura neyin nasıl düşürdüğünü sorgulamamız gerekmez mi ? İDAMLARA YAKILAN ve KAYNAĞINI SORGULAMAYAN AĞITLAR : Her yıl, en azından yakın tarihimizde uygulanmış bazı idamlar konuşulur, yapanlara lânetler okunur, kınamalar yapılır. Bunu o kadar çok insanımız yapar ki; ülke gündeminde günlerce kahırlar, feryadlar ve lânetler uçuşur. Milyonlarca insanın içinden, çoğu hukuk dışı yapılmış bu idamlara bu insanların nasıl sürüklendiğinin sebebini sorgulayan bir düzüne insan bile çıkmaz Uydum kalabalığa diyerek tam bir kitle psikolojisi seline kapılırız. Meselâ : * Adnan Menderes ve Bakanlarını; elbette ki kin, nefret, önyargı, yıkanmış beyinler ve tahammülsüzlüğün arkasındaki Vahşî Emperyalist el idam ettirdi.

Fakat, yazık ki ; bunların eline de, Menderes'in omuzlarına basa basa yükselmiş hâinlerin ve münâfıkların malzeme verdiğini çok azı hâriç hiç kimse akletmez. * Hiç kimse : "Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamında, bu gençleri girdikleri demokratik dışı ve silahlı yola sevk edenlerin üçte biri idamı için, üçte biri çekimser kalarak oy kullandı. O günün Başbakanı da aynı kulvarın mensubu olduğu hâlde." demeyi ve sorgulamayı akletmez. * Kenan Evren Hukukuna göre idam edilen gençlerimiz için sadece Kenan Evren ve Kara Eylül lânetlenir. Kimse, 1 adım geriye giderek 12 Eylül öncesinin "Kontr-Gerilla" Başkanının : "ŞU İŞİ UZATIP DURMAYIN. İTİ İTE KIRDIRDIK İŞTE..." lafını ve bu lafından sadece birkaç saat sonra ensesinde 2 kurşunla niye yok edildiğini sorgulamaz. Dolayısıyla, idam edilen bu mâsum gençlerin idamına giden yolun, zifirî karanlık bir YAPI'nın hazırladığını göremez. Bu saydığımız 3 başlık ve daha sayısız çıkmazımızın esas hazırlayıcısı İttihat-Terakki tortusu zihniyettir. Kurtuluşu Batı’dan bekledikleri için tüm politikalarını buna göre kurgulayanlardır. Olaylara Batı’nın gözü ile, Batı’nın sözü ve Batı anlayışlı bürokratların gözü ile bakanlardır. Batı’nın, bizim iyiliğimizi istemeyeceğini düşünemeyenlerdir. Halbuki Batı dünyasının, kendisine hizmet edecek sadık kâhyalar aradığını ve kendilerinin de bu iş için istihdam edildiğini görmeyenler ve görmek istemeyenlerdir. Keşke; bu kadar vefalı bir kâhya olmak yerine, Batı’nın aleyhimizdeki bütün politikalarına rağmen azatsız bir şekilde hizmetine devam ettiklerini görebilselerdi. Bu tarif ötesi aymazlığı göremeyenler sayesindedir ki; maalesef insanımız bugün, muhtemelen hepimizce mâlûm olan merhum Uğur MUMCU'nun o veciz cümlesindeki müthiş tespitindeki gibi defnediliyor. Ves- selâm..!.. 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
    Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  • Aytaç Doğan İç Benim İçin
    Aytaç Doğan İç Benim İçin
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Neşet Ertaş Evvelim Sen Oldun
  6. Aytaç Doğan İç Benim İçin
VİDEO GALERİ
YUKARI