Bugun...


İsmail ATMACA


facebook-paylas







RAMAZAN – İKTİSAT – ŞÜKÜR RİSALELERİ / 12 (13.06.2018)
Tarih: 13-06-2018 05:35:00 Güncelleme: 13-06-2018 05:35:00


BEŞİNCİ NÜKTE

Cenâb-ı Hak, kemal-i kereminden, en fakir adama en zengin adam gibi ve gedaya, yani fakire, padişah gibi lezzet-i nimetini ihsas ettiriyor. Evet, bir fakirin, kuru bir parça siyah ekmekten açlık ve iktisad vasıtasıyla aldığı lezzet, bir padişahın ve bir zenginin israftan gelen usanç ve iştahsızlıkla yediği en âlâ baklavadan aldığı lezzetten daha ziyade lezzetlidir.

Cây-ı hayrettir ki bazı müsrif ve mübezzir insanlar, böyle iktisadçıları hısset ile itham ediyorlar. Hâşâ! İktisad, izzet ve cömertliktir. Hısset ve zillet, ehl-i israf ve tebzirin zâhirî merdane keyfiyetlerinin iç yüzüdür. Bu hakikati teyid eden, bu risalenin telifi senesinde Isparta’da hücremde cereyan eden bir vakıa var. Şöyle ki: 

Kaideme ve düstur-u hayatıma muhalif bir surette, bir talebem iki buçuk okkaya yakın bir balı, bana hediye kabul ettirmeye ısrar etti. Ne kadar kaidemi ileri sürdüm, kanmadı. Bilmecburiye, yanımdaki üç kardeşime yedirmek ve Şaban-ı Şerif ve Ramazan’da o baldan iktisadla otuz kırk gün üç adam yesin ve getiren de sevap kazansın ve kendileri de tatlısız kalmasın diyerek, “Alınız” dedim. Bir okka bal da benim vardı. O üç arkadaşım, gerçi müstakim ve iktisadı takdir edenlerdendi. Fakat her ne ise, birbirine ikram etmek ve her biri ötekinin nefsini okşamak ve kendi nefsine tercih etmek olan, bir cihette ulvî bir hasletle iktisadı unuttular. Üç gecede iki buçuk okka balı bitirdiler. Ben gülerek dedim: “Sizi otuz kırk gün o bal ile tatlandıracaktım. Siz otuz günü üçe indirdiniz. Afiyet olsun!” dedim. Fakat ben, kendi o bir okka balımı iktisadla sarf ettim. Bütün Şaban ve Ramazan’da hem ben yedim, hem lillâhilhamd o kardeşlerimin her birisine iftar vaktinde birer kaşık (HÂŞİYE) verip, mühim sevaba medar oldu.

Benim halimi görenler, o vaziyetimi belki hısset telâkki etmişlerdir. Öteki kardeşlerimin üç gecelik vaziyetlerini bir civanmertlik telâkki edebilirler. Fakat hakikat noktasında, o zâhirî hısset altında ulvî bir izzet ve büyük bir bereket ve yüksek bir sevap gizlendiğini gördük. Ve o civanmertlik ve israf altında, eğer vazgeçilmeseydi, bir dilencilik ve gayrın eline tamahkârâne ve muntazırâne bakmak gibi hıssetten çok aşağı bir hâleti netice verirdi.

HÂŞİYE: Yani büyükçe bir çay kaşığı iledir.

 

Bediüzzaman Said Nursi - Lem’alar / On Dokuzuncu Lem’a,

 

LÛ­GAT­ÇE:

cây-ı hayret: Hayret edilecek nokta.

ehl-i israf ve tebzir: İsraf edenler, saçıp savuranlar.

hısset: Cimrilik.

ihsas etmek: Hissettirmek.

civanmertlik: Yiğitlik, mertlik, iyilik severlik.

keyfiyet: Durum, hâl.

merdane: Mertçe, yiğitçe.

muntazırâne: Birisinden bir şey beklercesine.

mübezzir: Saçıp savuran, israf eden.

okka: 1283 gramlık eski bir ağırlık ölçüsü birimi.

tamahkârâne: Tamah edercesine, aşırı derecede açgözlülük gösterir tarzda.

zâhirî: Görüneşe ait, görünürdeki.

zillet: Aşağılık.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
FOTO GALERİ
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
    AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  • BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
    BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  • İÇERDE 19. BÖLÜM
    resim yok
  • Osman Zeki Öner
    Osman Zeki Öner
  • Osmanlı
    Osmanlı
  • Kubat Ötme Bülbül
    Kubat Ötme Bülbül
  1. AK Parti - Uğur Işılak, Recep Tayyip Erdoğan Dombra
  2. BURAK AYYILDIZ - Doymadım Doyamadım
  3. İÇERDE 19. BÖLÜM
  4. Osman Zeki Öner
  5. Osmanlı
  6. Kubat Ötme Bülbül
VİDEO GALERİ
YUKARI